HKBY HÜSEYİN KARAGÖZENGLISH GUIDE
LESSON 83 · B1–B2 · DEGREE & SUFFICIENCY

Too…To.
Enough…To.
Degree & Ability.

Too…To / Enough…To · Bir şeyin yapılabilmesi için derecenin aşırı mı, yeterli mi olduğunu öğren. Sıfat, zarf, kişi ve miktar yapılarıyla 96 örneği keşfet.

96ÇİFT DİLLİ ÖRNEK
12GERÇEK YAŞAM SAHNESİ
48TEST SORUSU HAVUZU
01 / UNDERSTAND THE RULES

8 temel kullanım: Too / Enough

Too + sıfat/zarf + to, sıfat + enough + to, enough + isim + to ve olumsuz yapıları öğren.

01 · TOO + ADJECTIVE + TOtoo + adjective + to + base verb

Bir sıfatın bildirdiği derecenin, bir eylemin yapılmasını engelleyecek kadar fazla olduğunu anlatır.

I was too tired to cook dinner.
Akşam yemeği yapamayacak kadar yorgundum.

Too, sıfatın ÖNÜNE gelir: too tired to; ❌ tired too to.

02 · TOO + ADVERB + TOtoo + adverb + to + base verb

Bir eylemin yapılış biçiminin istenen sonucu engelleyecek ölçüde aşırı olduğunu gösterir.

He spoke too quietly to be heard.
Duyulamayacak kadar sessiz konuştu.

Zarflarla da too kullanılır: too slowly / too quietly / too quickly to.

03 · TOO + ADJECTIVE + FOR SOMEONE + TOtoo + adjective + for + person + to + base verb

Bir şeyin kimin için aşırı zor, ağır, karmaşık veya başka bir bakımdan uygunsuz olduğunu açıkça gösterir.

The box was too heavy for me to carry.
Kutu benim taşıyamayacağım kadar ağırdı.

Kimin yapamadığını for + person ile belirt: too difficult for us to solve.

04 · ADJECTIVE + ENOUGH + TOadjective + enough + to + base verb

Bir eylemi yapmaya yetecek düzeyde özellik veya yetenek olduğunu gösterir.

She was confident enough to speak first.
İlk konuşacak kadar kendine güveniyordu.

Enough, sıfattan SONRA gelir: confident enough; ❌ enough confident.

05 · ADJECTIVE + ENOUGH + FOR SOMEONE + TOadjective + enough + for + person + to + base verb

Bir durumun belirli bir kişinin bir eylemi yapabilmesi için yeterli olduğunu ifade eder.

The instructions were clear enough for us to follow.
Yönergeler bizim takip edebileceğimiz kadar açıktı.

Clear enough for me to understand gibi yapılarda yeterlilik ve kişi birlikte belirtilir.

06 · ENOUGH + NOUN + TOenough + noun + to + base verb

Bir şeyi yapabilmek için gereken miktarın yeterli olduğunu anlatır.

We had enough time to finish the project.
Projeyi bitirmeye yetecek kadar zamanımız vardı.

Enough, ismin ÖNÜNE gelir: enough time / enough chairs.

07 · NOT + ADJECTIVE + ENOUGH + TOnot + adjective + enough + to + base verb

Bir özellik veya becerinin bir eylem için yetersiz olduğunu ifade eder.

I was not tall enough to reach the shelf.
Rafa ulaşacak kadar uzun boylu değildim.

Not strong enough to lift / not old enough to drive; olumsuzluk yardımcı fiile gelir.

08 · NOT ENOUGH + NOUN + TOnot + enough + noun + to + base verb

Bir şeyi yapmak için yeterli miktarda kaynak, süre, para veya malzeme olmadığını gösterir.

We did not have enough money to buy the tickets.
Biletleri almaya yetecek kadar paramız yoktu.

Not enough time / not enough food: enough ismin hemen önündedir.

02 / MEANING FIRST

Too mu, Enough mı? Anlam ve kelime sırası

Too aşırı dereceyi; enough yeterli seviyeyi anlatır. Sıfat ve isimle enough farklı konumda kullanılır.

TOO + ADJECTIVE + TO

I was too tired to go out.

Dışarı çıkamayacak kadar yorgundum.
ADJECTIVE + ENOUGH + TO

I was energetic enough to go out.

Dışarı çıkacak kadar enerjiktim.
ENOUGH + NOUN + TO

I had enough energy to go out.

Dışarı çıkmaya yetecek enerjim vardı.
⚠️ Sıra ve anlam farkı

Too difficult to solve = çözülemeyecek kadar zor; easy enough to solve = çözülebilecek kadar kolay. ✅ tall enough / enough money · ❌ enough tall / money enough. So difficult that… bir sonuç cümlesiyle biter; too difficult to… ise bir mastar alır. *The test was so difficult that I failed* ≈ *The test was too difficult for me to pass*; her zaman birebir dönüşüm yapılamaz.

03 / INTERACTIVE GRAMMAR LAB

Too / Enough Grammar Lab

12 gerçek yaşam senaryosu × 8 dil bilgisi yapısı = 96 İngilizce–Türkçe örnek. Derece, kişi ve yeterli miktar arasındaki ilişkiyi incele.

1. Yaşam sahnesini seç

12 günlük yaşam sahnesi

2. Derece veya yeterlilik yapısını seç

8 yapı · B1–B2

01 · TOO + ADJECTIVE + TO

School & Learning

Örnek 1 / 96
04 / LOOK · READ · REVEAL

8 Flashcard

8 kartı çevirerek İngilizce kalıbı, Türkçe anlamı ve kelime sırası ipucunu öğren.

05 / LEARN BY DOING

Quick Practice

8 uygulama: too ve enough yerleşimi, for + person ve olumsuz yeterlilik yapılarını ayırt et.

01

02

03

04

05

06

07

08

06 / TRANSITION CHALLENGE

Too / Enough Challenge

Her tur 8 soru: doğru derece, yeterlilik veya for + person kullanımını seç.

GAME · DEGREE & SUFFICIENCYSoru 1 / 8

Hazır mısın?

07 / CHECK YOUR KNOWLEDGE

Mini Test

48 dengeli soru havuzundan her tur 10 soru. Sekiz yapının tamamını, kişi ve miktar farklarını sınar.

MINI TEST · B1–B2Soru 1 / 10

Bir cevap seç.

08 / COMMON QUESTIONS

Sık sorulan sorular

Too / enough, sıfat ve isim sırası, for someone ve so…that ile ilgili kısa açıklamalar.

Too…to ne anlama gelir?

Too + sıfat veya zarf + to + fiil, bir eylemin yapılamamasına yol açan aşırı dereceyi anlatır: too tired to walk = yürüyemeyecek kadar yorgun.

Enough sıfatın önüne mi arkasına mı gelir?

Enough sıfattan sonra gelir: old enough, strong enough. İsmin önüne gelir: enough time, enough money.

Too…for someone to ne zaman kullanılır?

Eylemi kimin yapamayacağını belirtmek için: The bag was too heavy for me to carry. Burada me, carry eylemini yapacak kişidir.

Not adjective enough ile too adjective aynı mıdır?

Tam olarak aynı değildir. Not warm enough = yeterince sıcak değil; too cold = gereğinden fazla soğuk. Birçok bağlamda sonuçlar örtüşebilir fakat anlamları bağlama göre değişebilir.

Enough + noun çoğul ve sayılamayan isimle kullanılır mı?

Evet: enough chairs (çoğul sayılabilir), enough water (sayılamayan). Enough a chair ifadesi doğru değildir.

Enough for someone to ile enough to arasındaki fark nedir?

For someone, eylemi yapacak kişiyi özellikle belirtir: The book was easy enough for children to read.

Too…to ile so…that nasıl farklıdır?

Too…to bir mastarla eylemin yapılamamasını belirtir: too tired to drive. So…that tam bir sonuç cümlesi ister: so tired that I could not drive. Her cümle mekanik şekilde çevrilemez.