too + adjective + to + base verbBir sıfatın bildirdiği derecenin, bir eylemin yapılmasını engelleyecek kadar fazla olduğunu anlatır.
Too, sıfatın ÖNÜNE gelir: too tired to; ❌ tired too to.
Too…To / Enough…To · Bir şeyin yapılabilmesi için derecenin aşırı mı, yeterli mi olduğunu öğren. Sıfat, zarf, kişi ve miktar yapılarıyla 96 örneği keşfet.
It is too cold to swim.
It is warm enough to swim.
We have enough time to practise.
Too + sıfat/zarf + to, sıfat + enough + to, enough + isim + to ve olumsuz yapıları öğren.
too + adjective + to + base verbBir sıfatın bildirdiği derecenin, bir eylemin yapılmasını engelleyecek kadar fazla olduğunu anlatır.
Too, sıfatın ÖNÜNE gelir: too tired to; ❌ tired too to.
too + adverb + to + base verbBir eylemin yapılış biçiminin istenen sonucu engelleyecek ölçüde aşırı olduğunu gösterir.
Zarflarla da too kullanılır: too slowly / too quietly / too quickly to.
too + adjective + for + person + to + base verbBir şeyin kimin için aşırı zor, ağır, karmaşık veya başka bir bakımdan uygunsuz olduğunu açıkça gösterir.
Kimin yapamadığını for + person ile belirt: too difficult for us to solve.
adjective + enough + to + base verbBir eylemi yapmaya yetecek düzeyde özellik veya yetenek olduğunu gösterir.
Enough, sıfattan SONRA gelir: confident enough; ❌ enough confident.
adjective + enough + for + person + to + base verbBir durumun belirli bir kişinin bir eylemi yapabilmesi için yeterli olduğunu ifade eder.
Clear enough for me to understand gibi yapılarda yeterlilik ve kişi birlikte belirtilir.
enough + noun + to + base verbBir şeyi yapabilmek için gereken miktarın yeterli olduğunu anlatır.
Enough, ismin ÖNÜNE gelir: enough time / enough chairs.
not + adjective + enough + to + base verbBir özellik veya becerinin bir eylem için yetersiz olduğunu ifade eder.
Not strong enough to lift / not old enough to drive; olumsuzluk yardımcı fiile gelir.
not + enough + noun + to + base verbBir şeyi yapmak için yeterli miktarda kaynak, süre, para veya malzeme olmadığını gösterir.
Not enough time / not enough food: enough ismin hemen önündedir.
Too aşırı dereceyi; enough yeterli seviyeyi anlatır. Sıfat ve isimle enough farklı konumda kullanılır.
I was too tired to go out.
Dışarı çıkamayacak kadar yorgundum.I was energetic enough to go out.
Dışarı çıkacak kadar enerjiktim.I had enough energy to go out.
Dışarı çıkmaya yetecek enerjim vardı.Too difficult to solve = çözülemeyecek kadar zor; easy enough to solve = çözülebilecek kadar kolay. ✅ tall enough / enough money · ❌ enough tall / money enough. So difficult that… bir sonuç cümlesiyle biter; too difficult to… ise bir mastar alır. *The test was so difficult that I failed* ≈ *The test was too difficult for me to pass*; her zaman birebir dönüşüm yapılamaz.
12 gerçek yaşam senaryosu × 8 dil bilgisi yapısı = 96 İngilizce–Türkçe örnek. Derece, kişi ve yeterli miktar arasındaki ilişkiyi incele.
12 günlük yaşam sahnesi
8 yapı · B1–B2
8 kartı çevirerek İngilizce kalıbı, Türkçe anlamı ve kelime sırası ipucunu öğren.
8 uygulama: too ve enough yerleşimi, for + person ve olumsuz yeterlilik yapılarını ayırt et.
Her tur 8 soru: doğru derece, yeterlilik veya for + person kullanımını seç.
48 dengeli soru havuzundan her tur 10 soru. Sekiz yapının tamamını, kişi ve miktar farklarını sınar.
Too / enough, sıfat ve isim sırası, for someone ve so…that ile ilgili kısa açıklamalar.
Too + sıfat veya zarf + to + fiil, bir eylemin yapılamamasına yol açan aşırı dereceyi anlatır: too tired to walk = yürüyemeyecek kadar yorgun.
Enough sıfattan sonra gelir: old enough, strong enough. İsmin önüne gelir: enough time, enough money.
Eylemi kimin yapamayacağını belirtmek için: The bag was too heavy for me to carry. Burada me, carry eylemini yapacak kişidir.
Tam olarak aynı değildir. Not warm enough = yeterince sıcak değil; too cold = gereğinden fazla soğuk. Birçok bağlamda sonuçlar örtüşebilir fakat anlamları bağlama göre değişebilir.
Evet: enough chairs (çoğul sayılabilir), enough water (sayılamayan). Enough a chair ifadesi doğru değildir.
For someone, eylemi yapacak kişiyi özellikle belirtir: The book was easy enough for children to read.
Too…to bir mastarla eylemin yapılamamasını belirtir: too tired to drive. So…that tam bir sonuç cümlesi ister: so tired that I could not drive. Her cümle mekanik şekilde çevrilemez.