must be + adjectiveEldeki güçlü kanıta dayanarak şimdiki durumdan neredeyse emin olunduğunu anlatır.
Must be çıkarımdır; zorunluluk bildiren must do ile karıştırma.
It must be true. · It can’t be right. · They might be studying. Kanıta dayanarak şimdiki durum ve eylemler hakkında akıllı tahminler yap.
The teacher must be inside.
The room can't be open.
The road might be slippery.
Elindeki kanıtı değerlendir: kuvvetli sonuç, imkânsızlık veya olasılık mı? Durum mu, devam eden eylem mi?
must be + adjectiveEldeki güçlü kanıta dayanarak şimdiki durumdan neredeyse emin olunduğunu anlatır.
Must be çıkarımdır; zorunluluk bildiren must do ile karıştırma.
can't be + adjectiveEldeki bilgiye göre bir durumun doğru olamayacağını kuvvetle ifade eder.
Can't be burada 'yapmak yasak' değil, 'olması mümkün değil' anlamındadır.
might be + adjectiveKanıt yetersizken bir durumun mümkün olduğunu ama kesin olmadığını belirtir.
Might be olasılık bildirir; must be kadar kesin değildir.
could be + nounBir kişinin veya şeyin kimliği ya da niteliği hakkında olası bir tahmin sunar.
Could be olasılık anlamındadır; burada geçmişteki yetenek anlamına gelmez.
may be + place expressionBir kişinin veya nesnenin nerede bulunduğuna dair ihtiyatlı bir tahmin yapar.
May be iki kelimedir; maybe ise zarftır: Maybe the folder is in the office.
must be + V-ingŞu anda devam etmekte olan bir eylem hakkında güçlü çıkarım yapar.
Must be + -ing şu anda sürmekte olan bir eyleme dair güçlü tahmindir.
can't be + V-ingBir eylemin şu anda sürmesinin mümkün olmadığını gösterir.
Can't be + -ing olumsuz çıkarımdır; can't + V1 yetenek/yasak anlamlarıyla aynı değildir.
might be + V-ingŞu anda devam eden bir eyleme ilişkin kesin olmayan tahmin yapar.
Might be + -ing ihtimal bildirir; eylemin gerçekleştiği kesin değildir.
Must be ve can’t be güçlü çıkarımlardır. May, might ve could be ise daha belirsiz olasılıkları gösterir.
The lights are on; the teacher must be inside.
Güçlü kanıt: içeride olma çıkarımı.The room is empty; she can't be there.
Güçlü olumsuz kanıt: orada olması mümkün değil.The visitor could be our new teacher.
Yalnızca olasılık: kesin bilgi yok.He must be tired şu anda yorgun olduğuna dair güçlü tahmindir; He must have been tired geçmişte yorgun olduğuna dair tahmindir. Can't be + V-ing bir eylemin şimdi sürmesinin mümkün olmadığını anlatır. Ayrıca may be (iki kelime) ile maybe (tek kelime) aynı dil bilgisi görevinde değildir.
12 yaşam senaryosu × 8 kullanım = 96 İngilizce-Türkçe örnek. Sahneyi ve kanıt türünü değiştirerek tahminlerini karşılaştır.
12 farklı günlük yaşam sahnesi
8 kullanım · B1–B2
8 flashcard: güçlü çıkarım, güçlü olumsuz çıkarım, olasılık, konum ve şu anda devam eden eylemler.
8 alıştırma: modal + be, modal + be + -ing, olasılık ve kanıtı doğru ilişkilendir.
8 turda şimdiki durum ve eylem çıkarımlarını doğru tamamla.
Sekiz yapıyı kapsayan 48 özgün sorudan seçilen 10 soruluk mini test.
Güçlü çıkarım, olasılık ve şimdiki devam eden eylemleri birbirinden ayır.
Must be bağlama göre güçlü çıkarım yapar: The lights are on; she must be home. Must + V1 çoğunlukla zorunluluk belirtir: You must wear a helmet.
He can't be here; he is abroad. cümlesinde çıkarım yapıyoruz: burada olması mümkün değil. You can't park here ise yasak anlamındadır.
Her ikisi de kesin olmayan olasılık anlatabilir: It might be true. / It could be true. Bağlama göre ihtimal derecesi kesin bir yüzdeyle ölçülmez.
Hayır. It may be late cümlesinde may be modal + be yapısıdır. Maybe it is late cümlesinde maybe zarfıdır.
Şu anda sürmekte olduğuna dair güçlü kanıt bulunan eylemde: I hear music; they must be rehearsing.
Şimdi sürmesinin mümkün olmadığını düşündüğümüz eylemde: The shop is closed; they can't be serving customers.
Might be tired olası bir durumu; might be sleeping şu anda sürüyor olabilecek bir eylemi gösterir.
He must be tired şimdiki duruma işaret eder; He must have been tired geçmişteki duruma yönelik çıkarımdır. Geçmiş + have + V3 yapıları önceki derslerde ayrıca işlendi.