in = içinde
Bir alanın veya nesnenin içindeyse kullanılır.
The keys are in my bag.İngilizce yer edatlarını ezberlemek yerine görerek öğren. In, on, under, next to ve daha fazlası; anlaşılır çizimler, Türkçe açıklamalar ve alıştırmalarla bir arada.
The ball is on the box.
Yer edatları, bir insanın veya nesnenin nerede olduğunu anlatır. İngilizcede bu kelimeler genellikle bir isim veya isim grubundan önce gelir: in the box, on the table, at school.
Bir alanın veya nesnenin içindeyse kullanılır.
The keys are in my bag.Bir yüzey üzerinde ve ona temas ediyorsa kullanılır.
The book is on the desk.Bir konumu nokta olarak veya bir etkinlik yeri olarak belirtir.
We are at the bus stop.Turuncu topun kutuya göre konumunu incele. Her kartta İngilizce örnek, Türkçe karşılığı ve kısa bir açıklama var.
The ball is in the box.Top kutunun içinde.
Bir alanın veya nesnenin içinde bulunmayı anlatır.
The ball is on the box.Top kutunun üstünde.
Bir yüzeyin üzerinde ve o yüzeye temas ederek bulunmayı anlatır.
The ball is under the box.Top kutunun altında.
Bir nesnenin daha aşağısında bulunmayı anlatır.
The ball is next to the box.Top kutunun hemen yanında.
İki nesnenin birbirine çok yakın ve yan yana olduğunu belirtir.
The ball is behind the box.Top kutunun arkasında.
Bir nesnenin başka bir nesnenin arka tarafında olduğunu anlatır.
The ball is in front of the box.Top kutunun önünde.
Bir nesnenin başka bir nesnenin ön tarafında olduğunu anlatır.
The ball is between the boxes.Top iki kutunun arasında.
Genellikle iki kişi veya nesne arasındaki konumu belirtir.
The ball is above the box.Top kutunun yukarısında.
Daha yukarıda olmayı belirtir; temas gerekmez.
The ball is below the box.Top kutunun aşağısında.
Daha aşağıdaki bir konumu belirtir; doğrudan altında olması gerekmez.
The ball is near the box.Top kutunun yakınında.
Yakın olmayı belirtir; hemen bitişik olma zorunluluğu yoktur.
The ball is opposite the box.Top kutunun karşısında.
Özellikle yolun veya bir alanın karşı tarafındaki konumu anlatır.
She is at the bus stop.O, otobüs durağında.
Belirli bir nokta veya etkinlikle ilişkili bir konumu gösterir.
Aramana uygun bir edat bulunamadı. Başka bir kelime deneyebilirsin.
Örnek cümleleri inceleyerek konuyu pekiştir.
Birkaç küçük ayrım doğru cümle kurmanı kolaylaştırır.
On genellikle bir yüzeye teması belirtir: The cup is on the table.
Above daha yukarıda olmayı anlatır; temas şart değildir: The lamp is above the table.
Under genellikle bir nesnenin altındaki konumu anlatır: The cat is under the chair.
Below daha alt seviyeyi belirtir: The temperature is below zero.
Next to, çok yakın ve yan yana: The bag is next to the chair.
Near, genel olarak yakın: Our school is near the park.
In front of, bir nesnenin ön tarafında: The car is in front of the house.
Opposite, karşı tarafta: The shop is opposite the bank.
Her seferinde rastgele seçilen 10 soru ile kendini dene. Sorularda görsellere ve cümlelerin anlamına dikkat et; cevaplarının açıklamasını hemen gör.
İngilizcede yer edatları anlamına gelir. Bir kişinin veya nesnenin konumunu belirtir. Örneğin in (içinde), on (üstünde), under (altında).
In bir alanın içinde bulunmayı; on bir yüzeyde olmayı; at ise konumu belirli bir nokta veya etkinlik yeri olarak görmeyi vurgular. Örnekler: in the room, on the wall, at school.
Tam olarak değil. Between çoğunlukla iki kişi veya şey arasındaki ilişkiyi anlatır; among bir grubun içinde bulunmayı anlatır. Ancak between, tek tek belirlenmiş ikiden fazla unsur için de kullanılabilir.
Hayır. On çoğu temel kullanımda bir yüzeye teması belirtir. Above daha yukarıdaki konumu anlatır, temas etmesi gerekmez.
Yer edatları Where? (Nerede?) sorusuna yanıt verir: on the desk. Zaman edatları When? (Ne zaman?) sorusuna yanıt verir: on Monday. Aynı edatın farklı kullanım alanları olabilir.