Main clause + in case + Present SimpleGelecekteki bir olasılığa karşı şimdiden önlem al.
In case = önlem amacı; if = koşul. Şemsiyeyi yağmur başlamadan alırsın.
In Case / Even If / Only If · “ihtimale karşı”, “-se bile” ve “yalnızca ... ise” anlamlarını ayırt et. Hazırlık, kararlılık ve zorunlu koşul arasındaki farkı örneklerle öğren.
Take a coat in case it gets cold.
Even if it rains, we’ll continue.
You can join only if you register.
In case olasılığa karşı önlem; even if koşula rağmen değişmeyen sonuç; only if gerekli şart belirtir. In case of ve just in case yapılarını, B2 devrik only if kullanımını da öğren.
Main clause + in case + Present SimpleGelecekteki bir olasılığa karşı şimdiden önlem al.
In case = önlem amacı; if = koşul. Şemsiyeyi yağmur başlamadan alırsın.
Present Simple + in case + Present SimpleOlası bir soruna karşı alışkanlık hâlinde önlem alma
Geniş zamanda tekrarlanan korunma / hazırlık davranışlarını anlatır.
Past Simple + in case + Past SimpleGeçmişte olabilecek bir duruma karşı alınan önlem
Önlem geçmişte alındı; beklenen olay mutlaka gerçekleşmiş olmak zorunda değildir.
In case of + noun / -ingBir durum meydana geldiğinde yapılacak işlem
In case of ardından isim/isim öbeği gelir. In case ardından bir cümle gelir.
Main clause + just in caseNe olur ne olmaz diye, ihtimale karşı
Just in case bağımsız olarak kullanılabilir; küçük ama faydalı bir tedbiri anlatır.
Even if + clause, main clauseBir koşul gerçekleşse bile sonuç değişmiyor
Even if = -se bile; even though = gerçek bir duruma rağmen. Anlamlar farklı olabilir.
Main clause + only if + clauseYalnızca şart sağlanırsa sonuç mümkündür
Only if zorunlu koşulu vurgular; if only ise keşke anlamına gelir.
Only if + clause + auxiliary + subject + verbOnly if cümle başındaysa ana cümlede devrik yapı
B2: Only if öne alındığında ana cümlede can you / will you gibi özne-yardımcı fiil yer değiştirir.
“Olabilir diye önlem mi?”, “olsa bile mi?” yoksa “ancak şart gerçekleşirse mi?” sorusunu sor.
Take water in case you get thirsty.
Susama ihtimaline karşı su al. (Önlem önceden alınır.)Even if it rains, we’ll play indoors.
Yağmur yağsa bile içeride oynayacağız.You can enter only if you register.
Ancak kayıt olursan girebilirsin.Take water in case you get thirsty önlem bildirir; If you get thirsty, drink water ise şarttır. In case it rains fakat in case of rain kullan. Only if = ancak ... ise; if only = keşke.
12 farklı yaşam sahnesi × 8 dil yapısı = 96 özgün İngilizce–Türkçe örnek. Sahne ve yapıyı seçerek anında örnek oluştur.
12 farklı ortam · gerçek yaşamdan örnekler
8 dil bilgisi yapısı · B1–B2
İngilizce örnekleri gör, kartı çevirdiğinde Türkçe karşılığını ve anlam notunu oku.
8 boşluk doldurma çalışması. Her cevapta anında açıklama al.
Rastgele seçilen 8 soru, açıklamalı geri bildirim ve yeniden oynanabilen tur.
48 soruluk havuzdan her seferinde 10 rastgele soru. Yapılar ve anlam farklılıkları için ayrıntılı açıklamalar.
In case / if, even if / even though ve only if / if only ayrımları burada.
In case olasılığa karşı önceden alınan tedbiri anlatır: Take water in case you get thirsty. If ise şart belirtir: If you get thirsty, drink water.
Hayır. In case + cümle: in case it rains. In case of + isim/isim öbeği: in case of rain.
Gelecek olasılığı bildiren temel yapılarda genellikle Present Simple kullanılır: I’ll keep your number in case I need help.
Evet: I’ll bring an extra pen, just in case. Türkçede “ne olur ne olmaz” anlamına gelir.
Even if olası/varsayımsal bir şarta rağmen sonucu anlatır: Even if it rains, I’ll go. Even though gerçekleşmiş/bilinen bir gerçeğe rağmen: Even though it is raining, I’m going.
Hayır. Only if = yalnızca şu şartla: You can go only if you finish. If only = keşke: If only I had more time.
Only if cümle başına taşınıp kısıtlama vurgusu yaptığında ana cümlede yardımcı fiil öznenin önüne gelir: Only if you practise will you improve.
Hayır. You will improve only if you practise cümlesinde normal özne-fiil sırası kullanılır.