COULD HAVE · UNUSED CHANCE
I could have gone, but I stayed.
Gidebilirdim ama kaldım.
I could have joined, but I stayed home.
She couldn’t have called; her phone was off.
Geçmişteki fırsat, tahmin ve imkânsızlığı birbirinden ayır.
Aynı could have yapısının iki anlamını ve couldn’t have ile imkânsızlık çıkarımını bağlam içinde keşfet.
I could have gone, but I stayed.
Gidebilirdim ama kaldım.
She could have lost her keys.
Anahtarlarını kaybetmiş olabilir.
He couldn’t have driven; he has no licence.
Araba kullanmış olamaz; ehliyeti yok.
Could they have missed the bus?
Otobüsü kaçırmış olabilirler mi?
We could leave tomorrow.
Yarın ayrılabiliriz.
She could have written a note.
Bir not yazmış olabilir.
12 sahne × 6 kullanım = 72 İngilizce–Türkçe örnek. Aynı geçmiş olayı fırsat, belirsiz tahmin, imkânsızlık ve soru bağlamlarında incele.
Sınav, seyahat, spor, arkadaşlık, kitaplar ve çevrim içi yaşam.
Kullanılmayan fırsat mı, belirsiz geçmiş tahmini mi, imkânsızlık mı?
Cümlenin geri kalanı “olmadı” mı, yoksa “olmuş olabilir” mi diyor? Bağlamı dikkatle oku.
Katılabilirdim ama evde kaldım.
Fırsat vardı; gerçekleşmediği açık.
Katılmış olabilir; emin değilim.
Gerçekleşmiş olma ihtimali var, kesin değil.
Altıda ayrıldı. Kesin geçmiş olay.
Altıda ayrılmış olabilir. Kesin değil.
Kapı kilitliydi; altıda ayrılmış olamaz.
Görseli incele, cümleyi tahmin et; sonra gerçek örneği ve Türkçe açıklamayı aç.
Sınav için fırsat
Yağmurun izleri
Bisiklet tamircide
Projeyi yetiştirmek
Arkadaşlık
Seyahat seçeneği
Maça katılım
Güvenli internet
8 kısa soruda doğru yapıyı seç. Sonucunla birlikte açıklamalarını öğren.
Fırsat mı, geçmiş tahmini mi, imkânsızlık mı? Sekiz turda ayırt et.
36 soruluk havuzdan rastgele seçilen 10 soru. Yanlışlarını açıklamalarla inceleyebilirsin.
Sıklıkla karıştırılan altı farklı kullanım ve açıklama.
Hayır. I could have joined, but I stayed (gerçekleşmedi) ve She could have joined (katılmış olabilir) farklı anlamlardır.
Kanıt, olayın gerçekleşmesini imkânsız kılıyorsa: She couldn’t have driven; her car was in the garage.
Hayır. Could have + V3 kullanılır. Go → went → gone; doğru biçim could have gone.
We could go tomorrow gelecek seçeneğidir. We could have gone yesterday geçmişte mümkün olmuş bir seçenektir.
Hayır. Couldn’t have done it = yapılmış olamaz (geçmiş çıkarım); didn’t have to do it = yapmak zorunda değildi.
I couldn’t have finished without your help cümlesinde, yardım olmasaydı tamamlamanın mümkün olmayacağı anlatılır.