HKBY HÜSEYİN KARAGÖZENGLISH GUIDE
LESSON 118 · A2–B1 · ADJECTIVES & ADVERBS

Adjectives vs
Adverbs

Careful / carefully · Good / well · Fast · Hard / hardly · Late / lately. Sekiz anlam ve kelime türü farkı, 96 çift dilli örnek.

96ÇİFT DİLLİ ÖRNEK
12GERÇEK YAŞAM SAHNESİ
48TEST SORUSU HAVUZU
01 / UNDERSTAND THE RULES

8 Rules · Adjectives vs Adverbs

Sıfat ve zarfların işlevlerini; iyi, hızlı, sıkı/neredeyse hiç ve geç/son zamanlarda gibi sık karıştırılan çiftleri öğren.

01 · ADJECTIVE + NOUNadjective + noun

Bir ismin özelliğini anlatırken sıfatı ismin önüne koyarız: a careful driver, a beautiful picture. -ly zarfı isimden önce bu görevde kullanma.

A careful student checked every answer.
Dikkatli bir öğrenci her cevabı kontrol etti.

A careful driver ✓ · a carefully driver ✗

02 · VERB + -LY ADVERBaction verb + adverb (-ly)

Bir eylemin nasıl yapıldığını göstermek için birçok sıfata -ly eklenir: quiet → quietly, careful → carefully.

The presenter spoke clearly.
Sunucu anlaşılır şekilde konuştu.

Spoke clearly ✓ · spoke clear ✗

03 · BE + ADJECTIVEam / is / are / was / were + adjective

Be fiilinden sonra öznenin durumunu anlatmak için sıfat kullanılır: The room is quiet. Quietly zarfıdır ve bu durumda uygun değildir.

The classroom was quiet after the lesson.
Dersten sonra sınıf sessizdi.

The room is quiet ✓ · the room is quietly ✗

04 · LINKING VERB + ADJlook / feel / sound / taste / smell + adjective

Görünmek, hissetmek, kulağa gelmek, tadı/kokusu olmak anlamındaki bağ fiillerinden sonra genellikle sıfat kullanılır: sounds wonderful.

The soup smells delicious.
Çorba çok lezzetli kokuyor.

The soup tastes good ✓ · tastes well ✗ (lezzet bağlamında)

05 · GOOD vs WELLgood (adjective) · well (adverb)

Good, bir isim veya öznenin niteliğini anlatan sıfattır. Well, bir eylemin iyi yapıldığını bildiren zarftır: a good dancer / dances well.

She sings well in the school choir.
Okul korosunda iyi şarkı söylüyor.

A good singer ✓ · sings well ✓

06 · FAST = ADJ & ADVfast + noun · verb + fast

Fast, hem sıfat hem zarftır. He is a fast runner / He runs fast. Standart İngilizcede fastly kullanılmaz.

The athlete ran fast to the finish line.
Sporcu bitiş çizgisine doğru hızlı koştu.

Runs fast ✓ · runs fastly ✗

07 · HARD vs HARDLYwork hard (çok çalışmak) · hardly (neredeyse hiç)

Hard zarfı sıkı/çok anlamını verebilir: work hard. Hardly ise neredeyse hiç anlamına gelir: hardly slept. Birbirlerinin eş anlamlısı değildir.

The team worked hard to meet the deadline.
Ekip son teslim tarihine yetişmek için çok çalıştı.

Worked hard = çok çalıştı · hardly worked = neredeyse hiç çalışmadı

08 · LATE vs LATELYarrive late (geç) · lately (son zamanlarda)

Late, beklenenden sonra/ geç anlamında kullanılır. Lately ise son zamanlarda demektir; özellikle Present Perfect ile sık kullanılır.

The bus arrived late because of the rain.
Otobüs yağmur nedeniyle geç geldi.

Arrived late = geç geldi · lately = son zamanlarda

02 / MEANING FIRST

Adjective or Adverb? · Anlamı karşılaştır

Eylemin nasıl yapıldığını mı, öznenin/nesnenin özelliğini mi anlatıyoruz? Özel biçimler anlamı değiştirebilir.

🔹 ADJECTIVE · NOUN / BE

A careful driver. / The driver is careful.

Sıfat bir kişiyi/nesneyi ya da öznenin durumunu tanımlar.
🔸 ADVERB · ACTION

The driver drives carefully. / She sings well.

Zarf, işin nasıl yapıldığını gösterir. Good sıfat; well zarftır.
⚖️ HARD ≠ HARDLY; LATE ≠ LATELY

She works hard. / She hardly works. / The bus was late. / Have you visited lately?

Hard: sıkı; hardly: neredeyse hiç. Late: geç; lately: son zamanlarda.
⚠️ Her -ly sözcüğü aynı anlama gelmez!

Hardly “sıkı şekilde” değil, “neredeyse hiç” demektir. Lately “geç” değil, “son zamanlarda”dır. Fast hem sıfat hem zarf olur, fastly kullanılmaz. Look / feel / sound gibi bağ fiillerinden sonra çoğunlukla sıfat gelir.

03 / INTERACTIVE GRAMMAR LAB

Adjectives vs Adverbs Grammar Lab

12 yaşam senaryosu × 8 kullanım = 96 özgün İngilizce-Türkçe örnek. Her sahnede sıfat, zarf ve anlam değişimini karşılaştır.

1. Yaşam sahnesini seç

12 farklı günlük yaşam sahnesi

2. Gelecek zaman kalıbını seç

8 kullanım · A2–B1

01 · ADJECTIVE + NOUN

School & Learning

Örnek 1 / 96
04 / LOOK · READ · REVEAL

8 Flashcard

Sekiz çift taraflı flashcard ile doğru kelime türünü, örnek cümleyi ve anlam farklarını tekrar et.

05 / LEARN BY DOING

Quick Practice

Sekiz kısa alıştırmada sıfat mı, zarf mı gerektiğine karar ver; özel ikilileri ayırt et.

01

02

03

04

05

06

07

08

06 / TRANSITION CHALLENGE

Adjective or Adverb Challenge

Sekiz turda sözcüğün cümledeki görevine ve anlamına göre doğru seçeneği bul.

GAME · ADJECTIVE OR ADVERBSoru 1 / 8

Hazır mısın?

07 / CHECK YOUR KNOWLEDGE

Mini Test

8 yapı × 6 farklı soru = 48 soruluk havuzdan dengeli 10 soruluk mini test.

MINI TEST · ADJECTIVE vs ADVERBSoru 1 / 10

Bir cevap seç.

08 / COMMON QUESTIONS

Sık sorulan sorular

Sıfat ve zarf farkları hakkındaki sık sorulan sorular.

Adjective ile adverb arasındaki temel fark nedir?

Sıfat bir ismi veya öznenin durumunu tanımlar: a careful driver, the driver is careful. Zarf bir eylemin nasıl yapıldığını gösterebilir: drives carefully.

Her zarf -ly ile mi biter?

Hayır. Fast ve hard hem sıfat hem zarf olabilir. Ayrıca bazı -ly sözcükleri sıfattır: friendly, lovely.

Good ile well nasıl ayırt edilir?

Good sıfattır: a good singer. Well çoğu durumda zarftır: sings well. Well ayrıca sağlık durumunu belirten sıfat olarak kullanılabilir: I am well.

She looks happy mi happily mi?

Mutlu görünüyor anlamında looks happy. Görünüş özelliği belirtildiği için sıfat gelir. Looks happily at the photo gibi eylemin tarzını anlatan kullanımlar farklıdır.

Hard ve hardly aynı mı?

Hayır. Work hard = çok/sıkı çalışmak. Hardly work = neredeyse hiç çalışmamak.

Late ile lately arasındaki fark nedir?

Arrive late = geç gelmek. Lately = son zamanlarda; Have you seen her lately?

Fastly diye bir sözcük var mı?

Standart İngilizcede hız anlamındaki zarf fast’tir: run fast. Fastly kullanılmaz.

Sıfattan zarfa dönüşen biçimler hep aynı mı?

Hayır: happy → happily; good → well. Bazı zarfların biçimi sıfatla aynıdır: fast / hard / late.